Kurumsal Makaleler ANASAYFA'YA DÖN Meb, Neden Yeni Nesil Sorulara Geçiş Yaptı? 29.10.2020
Meb, Neden Yeni Nesil Sorulara Geçiş Yaptı?
Millî Eğitim Bakanlığı, 15 Eylül 2017 tarihinde 2017 yılının 1. döneminde yapılacak olan TEOG sınavının tarihlerini ve bu sınavda ilk kez sorulacağı duyurulan açık uçlu sorularla ilgili örnek sorular yayımladı. Ancak kısa bir süre sonra 19 Eylül 2017 tarihinde, dönemin Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, 2013 yılından beri uygulanmakta olan TEOG sisteminin kaldırıldığını duyurdu. Ancak yerine uygulanacak sınav sistemi hakkında uzun bir süre herhangi bir açıklama yapılmadı. 05 Kasım 2017 tarihinde 2018 yılından itibaren uygulanacak olan Liseye Geçiş Sınavı (LGS) sistemini resmi olarak açıkladı.
Burada sorulması gereken temel soru şu: Ne oldu da TEOG sistemi bir anda kaldırıldı, yerine LGS sistemine geçildi ve yeni nesil olarak ifade edilen “beceri temelli” sorular sorulmaya başlandı?
Toplum olarak aslında sınav sistemlerindeki değişikliklere alışkın bir yapımız var; 2000 yılından itibaren sadece liselere geçiş sınavı bile defalarca değiştirilmişti ve LGS de bunlardan biri idi. Ancak burada sadece sistem değişmedi; sınavlarda sorulacak soru tipi de değişti. Bu zamana kadar yapılan sınavlarda “bilgi” ağırlıklı kazanımların ölçüldüğü sorular yer alırken LGS ile “beceri” ağırlıklı sorular sorul-maya başlandı.
LGS sistemi ile ilgili olarak resmi kaynaklardan çokça açıklama yapılmış olsa da bu sınavda ilk kez sorulacak olan yeni nesil sorularla ilgili olarak yeterli düzeyde açıklama yapılmadığı. Ancak elimizdeki başka kaynaklar/sonuçlar neden yeni nesil sorulara geçiş yapıldığı ile ilgili önemli ipuçları vermektedir. Bu noktadaki en önemli nedenler olarak PISA ve TIMSS sınavlarının sonuçları kabul edilebilir.
Uluslararası Eğitim Başarılarını Değerlendirme Kuruluşu- IEA’nın, dört yıllık aralıklarla düzenlemiş olduğu TIMSS’in genel olarak amacı; araştırmaya katılan ülke-lerdeki dört ve sekizinci sınıf öğrencilerinin matematik ve fen alanlarındaki başarılarını ölçmek, eğitim ve öğretimin okullarda nasıl gerçekleştiğini, eğitim siste-minin etkinlik ve verimliliğini, ülkelerin eğitim sistemleri arasındaki farklılıkları belirlemek ve değerlendirmektir.
2015 TIMSS raporuna göre Türkiye; sekizinci sınıf düzeyinde matematik başarı ortalaması 458 puan ile 39 ülke arasında 24. sırada; fen bilimleri başarı ortalaması 483 puan ile 47 ülke arasında 35. sırada yer almaktadır.
(Kaynak: https://odsgm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2017_06/23161945_timss_2015_on_raporu.pdf)
PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üçer yıllık dönemler hâlinde, 15 yaş grubundaki öğrencilerin kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiren bir araştırmadır. PISA’nın temel amacı, öğrencilerin okulda öğrendikleri bilgi ve becerileri günlük yaşamda kullanma becerilerini ölçmektir.
PISA 2015 uygulaması, 35’i OECD üyesi olmak üzere 72 ülke ve ekonomideki yaklaşık 29 milyon öğrenciyi temsilen 540 bine yakın öğrencinin katılımıyla 2015 yılı içerisinde gerçekleştirildi. Türkiye’nin 2015 PISA raporuna göre sonuçları şu şekildedir:
FEN OKURYAZARLIĞI:
OECD Ülkelerinin Puan Ortalaması:493
Tüm Ülkelerin Puan Ortalaması: 465
Türkiye’nin Puan Ortalaması: 425
Türkiye’nin Sıralaması: 54
Katılan Ülke Sayısı: 72
OKUMA BECERİLERİ:
OECD Ülkelerinin Puan Ortalaması:493
Tüm Ülkelerin Puan Ortalaması: 460
Türkiye’nin Puan Ortalaması: 428
Türkiye’nin Sıralaması: 50
Katılan Ülke Sayısı: 72
MATEMATİK OKURYAZARLIĞI :
OECD Ülkelerinin Puan Ortalaması:490
Tüm Ülkelerin Puan Ortalaması: 461
Türkiye’nin Puan Ortalaması: 420
Türkiye’nin Sıralaması: 50
Katılan Ülke Sayısı: 72
(Kaynak: http://www.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2019_12/03105347_PISA_2018_Turkiye_On_Raporu.pdf)
Ayrıca PISA Direktörü Andreas Schleicher’in, 13 Kasım 2017’de - LGS’ye geçiş sürecinde- Gazete Habertürk’te yayımlanan röportajında yapmış olduğu açıklamalar da neden yeni nesil sorulara geçiş yapıldığı ile ilgili önemli ipuçları vermektedir:
“Türk öğrencilerin verilen hangi görevlerde daha iyi hangilerinde kötü olduğuna baktığınızda bir şey dikkat çekiyor. Öğrendikleri bilgiyi yeniden üretme görevi -yani bir şeyi ezberlemek ve onu kâğıda dökmek görevi verildiğinde çok iyi notlar alıyorlar. Fakat ellerindeki bilgiyi yaratıcı bir şekilde uygulamaları istendiğinde zorlanıyorlar. Çelişki şu: Türk öğrencilerin iyi oldukları alanlar artık dünyada daha önemsiz.
(Kaynak: https://www.haberturk.com/pisa-direktoru-andreas-schleicher-ogrettikleriniz-artik-gereksiz-1711035)
Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı da 3 Aralık 2019 tarihinde yayımladığı 2018 PISA raporunda LGS sistemine geçişte PISA sonuçlarının etkili olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır:
“Her üç alandaki başarı artışı, son yıllarda eğitimin fiziksel ve beşerî altyapısına yapılan yatırımlar ile Bakanlığımız tarafından güncellenen müfredatlar ve eğitim süreçlerinin bir sonucudur. Müfredatlar, bilginin günlük hayattaki rolüne daha fazla önem verecek şekilde güncellendi. Bu şekilde öğrencilerin bilgiyi günlük hayatla ilişkilendirmeleri, analiz yapıp çıkarımda bulunabilmeleri, süreç ve olguların içeriğine daha fazla odaklanması amaçlandı. Benzer şekilde ölçme ve değerlendirme de bu anlayışa göre revizyona gidildi. Özellikle Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yapılan merkezi sınav ve bu yıl Bakanlık olarak ilk kez yaptığımız büyük ölçekli her üç kademede izleme araştırmalarını da yeni yaklaşıma göre yapılandırdık.
  • YORUMLAR

Yorum Yapabilmek Ve Soru Sorabilmek İçin Üye Girişi Yapmalısınız.

Giriş Yap
HABERDAR OL! Bursa da özel okullar, özel kurumlar ve kusrlar ile ilgili yenilikleri takip etmek için abone olun!
MESAJ GÖNDER!